Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, ABD-İsrail arasında patlak veren savaş sonrası yayımlanan ilk enflasyon raporunu kamuoyuna sundu. Karahan’ın 14 Mayıs 2026 tarihli sunumunda dikkat çeken noktalar şöyle oldu:
Geçtiğimiz Enflasyon Raporu toplantısında, 2026 yılına ilişkin ilk tahminlerimizi paylaşırken, küresel dinamiklerin dezenflasyon sürecine yönelik çeşitli riskler barındırdığını ifade etmiştim. Savaşla birlikte yaşanan jeopolitik gelişmeler, merkez bankaları için zorlu bir süreci beraberinde getirdi. Özellikle enerji ve ulaştırma hizmetlerinin fiyatlarında hızlı artışlar gözlemlendi ve bu durum doğrudan enflasyonu etkiledi. Bu etkilerin kısa vadede devam edeceğini öngörüyoruz.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, küresel enerji arzı açısından önemli bir risk oluşturuyor. Savaşın etkisiyle artan enerji maliyetleri yüksek seviyelerini korurken, enerji dışı fiyatlar da artış göstermektedir. Belirsizlik ortamı, hem tüketici hem de üretici güvenini olumsuz yönde etkiliyor. Ekonomik büyümenin 2026 yılında yavaşlayacağı tahmin ediliyor, bu da Türkiye’nin dış talebine yansıyacak.
2026 yılı için enflasyon tahminleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde güncellenmiş durumda. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını değiştirmeyeceği öngörülürken, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) yılın ikinci yarısında faiz artırımı yapması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki faiz indirimlerinin ertelendiği ve bazı ülkelerde faiz artışı ihtimallerinin piyasa fiyatlamalarına yansıdığı görülüyor.
Savaşın gelişimi ve 2026 yılı boyunca gelişmiş ülkelerin uygulayacağı para politikası, küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olmaya devam edecek. Talep kompozisyonunda dengeli bir seyrin sürdüğünü belirtmek gerekiyor. Sanayi üretimi takip eden iki çeyrek boyunca görece yatay bir seyir izlemesine rağmen, kapasite kullanım oranı yılın ilk çeyreğinde sınırlı bir artış gösterdi. İşsizlik oranı, geçmiş dönem ortalamalarının altında kalırken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor.
2026 yılına ait verilere göre, ilk çeyrek talep koşullarının dezenflasyonist olduğunu gösteriyor. Yılın geri kalanında dezenflasyon görünümünün sürmesini bekliyoruz. Nisan ayında global ticaret ve jeopolitik zorluklara rağmen ihracatta artış, ithalatta ise düşüş yaşandı. Tüketim malı ithalatında da azalma gözlemleniyor. Cari açık, yılın ilk çeyreğinde artsa da milli gelire oranla tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam etti.
Yüksek enflasyon oranları sürerken, 2026 Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, arzda olumsuz şoklara yol açtı ve enflasyon görünümünde belirleyici bir faktör haline geldi. Özellikle doğalgaz fiyatlarında gözlemlenen artış dikkat çekici. Ayrıca, gıda fiyatlarının da son dönemde enflasyon üzerindeki etkisi belirginleşti. Yılın ilk ayında gıda grubu enflasyonu artırıcı bir katkıda bulundu. Şubat ve Mart döneminde öngörülen tüketici enflasyonu, Nisan ayında gerilimin etkileriyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti ve ana eğilimde bir yükseliş gözlemlendi. Kira ve eğitim kalemlerindeki azalan katılık, dezenflasyonu destekleyici bir rol üstlendi.
Yılın ilk dört ayında iki kalemin enflasyonunda önemli düşüşler kaydedildi. Sunumun güncel bilgilerle devam edeceği belirtildi. İzlemek için Bloomberg HT yayınına internet sitesi, sosyal medya hesapları ve YouTube kanalından ulaşabilirsiniz.