Ekonomide Zor Zamanların Öne Çıkan İsmi Yine Piyasaya Sürüldü: Mehmet Şimşek’e Bağlanan Umutlar

‘Türkiye Ekonomi Modeli’ uygulamasıyla 2021 yılı sonlarından bu yana görülen gelişmeler, hedeflerin gerçekleşmelerden giderek uzaklaştığını gösteriyor. İhracat, üretim, işsizlik, yatırım, piyasa faizleri, cari denge ve enflasyonda iyileşmeler hedeflenen düzeylerden farklı bir patikada oluşurken, seçimlere yaklaşılıyor olması da hükümetin alanını daraltıyor. 

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, göreve geldiği günden bu yana eleştirilerin odağında yer alırken, her daim renkli kişiliğiyle bu hamleleri göğüsledi. Ancak seçim mevzu bahis olunca, farklı parametreler teferruat olduğundan, ekonomide geçmiş dönemlerde görev alan Mehmet Şimşek’in ismi periyodik olarak yeniden gündeme geldi.

Mehmet Şimşek, ekonomist ve ‘trader’lık geçmişi olan bir isim olduğundan piyasaların geçmiş yıllarda göreve gelmesini olumlu fiyatladığı bir siyasetçi olarak öne çıkmıştır.

2007-2009 arasında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı, 2009-2015 yıllarında Maliye Bakanlığı ve 2015’ten sistem değişikliğine dek Başbakan Yardımcılığı yapmış bir isim olan Mehmet Şimşek, 2018’den bu yana da dönemsel olarak göreve geleceği iddialarıyla gündeme taşınıyor. Her defasından da yalanlanıyor ya da unutularak üstü kapatılıyor. Bu kez ise seçimler öncesi yine ortaya çıkan Şimşek ismi iki taraf içinde de geçiyor.

Seçim çalışmalarını sakin ve sessiz bir şekilde yürüten hükümetin, gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayı nedeniyle miting çalışmalarını hızlandırmayacağı iddia ediliyor. Deprem felaketlerinin ardından geniş bir alanda süren çalışmalara odaklanılırken, bölge bir de sel felaketiyle sarsıldı. Bunların üzerine seçim sonrası döneme dair sorunların büyüdüğü ekonomide “normale dönme” çalışmaları yapıldığı iddia edildi.

Reuters’ın iddialarına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski bakan Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirerek ekonomi politikalarında ilk iktidara geldikleri 20 yıl öncesinin ilkelerine dönüş planlıyor. 

Reuters’ın hükümete yakın kaynakları, ‘AK Parti özüne dönüyor’ derken, serbest piyasa ekonomisine ve Ortodoks kurallara dönüleceğini belirtti. 

Kaynaklar ayrıca çok tartışmalı ‘Türkiye Ekonomi Modeli’nin anılmayacağını iletirken, ‘enflasyonla mücadele’, ‘kamuda hesap verilebilirlik’, ‘ihalelerde şeffaflık’ gibi eski ilkelere yeniden vurgu yapılacağını belirtti.

Seçim manifestosu için Erdoğan’ın onayının beklendiği belirtilirken, kabul edilmesinin kabine ve ekonomi yönetimi için “radikal” değişiklik anlamına geldiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirmeyi hedeflediğini ancak bunun da ‘ekonomi politikalarında radikal değişim’ anlamına geldiğinin bilindiği ve bürokrasiyle kabinenin de kendisine uyum sağlaması gerektiği belirtildi. 

Diğer yandan da muhalefetin de Şimşek’le ilgilendiği iddia edildi. Millet İttifakında 6 partiden 3’ünün Şimşek ile çalışmak istediği belirtilirken, daha önce seçimler kazanıldığında Ali Babacan’ı ekonomiden sorumlu olacağı konuşulmuştu. 

Her iddiada olduğu gibi Mehmet Şimşek cenahı sessizliğini korudu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, 2021 yılı Aralık ayı başında göreve getirilmişti. Berat Albayrak döneminde de bakan yardımcılığı yapmış olan Nebati, yerine geldiği Lütfi Elvan’dan sonra Albayrak politikalarını uyguladığı konuşulmuştu.

Nebati, bakanlık görevine geldiği günden bu yana uygulanan ekonomi modelinden vazgeçilmezken, dönem dönem parti içinde de huzursuzluk söylemleri yükselse de Erdoğan’ın kendisinden vazgeçmediği de görülüyor.

2020 yılında pandemi etkileri ekonomiyi zorlarken, faizleri yeterince hızlı indirmediği iddia edilen Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alınarak yerine eski bakan Naci Ağbal getirilmiş, aynı günlerde de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Instagram’dan istifa etmişti. Yerine de Lütfi Elvan getirilmişti.

Bu iki ismin piyasada etkisi olumlu olurken, Naci Ağbal, konjonktür gereği para politikasında attığı adımlar ise hükümet tarafından olumsuz görüldüğünden yaklaşık 5 ay içinde görevinden alınmış yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu getirilmişti. Bunu takip eden dönemde Lütfi Elvan sessiz kalırken, Erdoğan’ın bir grup konuşmasında, ‘Bu mücadelede beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam’ sözleri sonrasında da ‘görevden affını’ talep etmişti.

Mehmet Şimşek, kulis iddiaları yeniden gündeme gelince sosyal medyada da yorumlar görüldü.

Seçim sonrası senaryolarda konuşulan “Ortodoks” politikalara dönüş iddiaları yorumlar arasında yer aldı.

Dönüşün kolay olmayacağı,

Önce güven tesis edilerek,

Kurumların bağımsızlığını kazanması gerektiği savunulmaya devam etti.

Vatandaş bazında Mehmet Şimşek’in karşılığı ne olur bilinmez.

Ancak Şimşek’i iyi tanıyanlar, özellikle bürokraside değişim olmadan olmayacağını belirtiyor.

‘Bloomberg, AKP kaynaklarının Şimşek’in Erdoğan ekibi için bazı rollerde geri döndüğünü söylediğini bildirdi. Benim görüşüme göre hiç şansı yok – Kavcıoğlu şimdi kovulmadıkça Şimşek’in bunu yapacağını göremem.’

Ortodoks politikalara dönüşün bu kadar keskin Heterodoks söylemden sonra nasıl olacağı da merak edilirken,

Dönemsel olarak ortaya çıkan iddiaların güvenilirliği de tartışılıyor.

Sizin bakan öneriniz var mı? Yorumlarda buluşalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir