Feride Çiçekoğlu, 30 yıl aradan sonra insan, hayvan, doğa ilişkisine dair sorgulayıcı bir romanla dönüyor

“Siz hiç, biri sizi sahiplensin diye beklediniz mi? Bu çok fena bir şey. Kendinizi beğendirmeye çalışmanız isteniyor. Sevimli görünmeniz, derin derin bakmanız, munis davranmanız. Oysa ben neysem oyum. Niye farklı görüneyim ?Biri beni alıp götürsün, asıl huyumu sonra belli edeyim, bu mudur yani? Buna sahtekârlık denir, ben yapmam öyle şey. Bunları söylemek istedim. Ama nasıl? En iyisi hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak, küskün küskün, gelene gidene bakmadan öylece yatmak.

Tertemiz kalpli Milföy’ün hikâyesi, bu cümlelerle başlıyor.

Feride Çiçekoğlu, otuz yıllık bir aradan sonra yazdığı bu romanda ormana terk edilmiş bir köpeğin, Milföy’ün sesine kulak vermemizi istiyor. Milföy yeniden “sahiplendirilme” hikâyesini ve sonrasını, tanıştığı kedi ve köpek arkadaşlarının hikâyeleriyle birlikte anlatıyor; anlattıkça da hüzünlü mazisine dair hafızasında kapılar aralıyor.

Duvarları örmek

Sayfa: 128

Yazara dair…

Feride Çiçekoğlu, Ankara’da doğdu. ODTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki lisans ve yüksek lisans öğreniminin ardından Pennsylvania Üniversitesi’nde tamamladığı doktorasında ütopyalar ve kent tasarımı üzerine çalıştı. Ütopya sevdasıyla 12 Eylül 1980 Askerî Cunta döneminin dört yılını cezaevlerinde geçirdi.

Bu sırada edebiyata ve sinemaya yöneldi. Senaryolarını yazdığı Uçurtmayı Vurmasınlar (1989), Umuda Yolculuk (1990) ve Suyun Öte Yanı (1991) gibi filmlerin aldığı ulusal ve uluslararası ödüllerin ardından sinema alanında akademik hayata geri döndü.

Edebiyat ve sinema yolculuğu

Türkçede yayınlanan Vesikalı Şehir, Şehrin İtirazı ve İsyankâr Şehir üçlemesinin yanı sıra şehir ve sinemaya dair İngilizcede makale ve derlemeleri vardır. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Sine­ma-TV Bölümü’nde öğretim üyesidir ve mimarlık, edebiyat ve sinemaya dair bir yolculuğu var.

sayfası için iletişim:

[email protected]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx