HIV ve AIDS vakalarında büyük düşüş olsa da uzmanlar uyarıyor Artışa geçecek

Pandeminin etkilerini hissettiğimiz son iki yılda hastanelere yapılan HIV başvurularının sayısında büyük azalma görüldü. Sağlık Bakanlığı’nın verileri durumu ortaya koyarken uzmanlara göre vaka sayılarında ciddi artış bekleniyor.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre; Türkiye’de 1985 yılından 15 Kasım 2021 tarihine kadar 29 bin 284 HIV(+) kişi ve HIV virüsü sonucu 2052 kişide AIDS hastalığı tespit edildi. Son iki yıldır ise HIV pozitif hasta sayısında ciddi bir azalma var. Örneğin 2018 yılında 3825, 2019 yılında 4015 olan HIV vaka sayısı 2020 yılında 2797’ye, 2021 yılında 15 Kasım itibarıyla 2021’e düştü.

HIV sadece cinsel yollarla değil, kan nakli veya doğum sırasında da anneden bebeğe geçebiliyor. Türkiye’de HIV/AIDS bildirimi zorunlu hastalıklar listesinde yer alıyor.

Özellikle HIV/AIDS pozitif bireyler, sosyal damgalanma ve ayrımcılığa uğrama endişesi ile özellikle küçük şehirlerde tanı ve tedavi hizmetleri almaktan kaçınıyor.

Büyük illerde ise başvurdukları hastanelerde beyan ettikleri adres ile ikamet adresleri birbiriyle uyuşmayabiliyor. Bu yüzden bakanlık tedavi ve testlerini yaptıran hastaların kimliği ile ilgili bilgilerini kodlayarak mağduriyetlerin önüne geçmeye çalışıyor. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 25-29 ve 30-34 yaş olarak önümüze çıkıyor.

Test merkezleri kapandı

Haberglobal’e konuşan Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği, HIV/AIDS Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu, düşüşün tamamıyla pandemi sebebiyle hastanedeki polikliniklerin azalması ile alakalı olduğunu söylüyor.

Normalde her ay 3-4 yeni hastaları olduğunu aktaran Pullukçu, “Eskiden 3 ay, 6 ay, 9 ayda bir yapılan rutin testler artık hastanelerin polikliniklerinin kapalı olması veya çok kısıtlı hizmet vermesi sebebiyle yapılamıyor” ifadelerini kullandı.

Nereye gideceklerini bilmiyorlar

Pullukçu, HIV virüsünün AIDS hastalığına dönüşmesi sonucu takip edilen hastalarda ise ayrı problemler olduğunu aktararak, “İstanbul’da takipli hastalar, kendilerini nereye göstereceklerini bilemiyorlar. Biz burada günde 100 civarı poliklinik yaparken, şimdi 20-30 arası poliklinik yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Pandemiden sonra yoğunluk

Bazı bilim insanlarına göre, G. Afrika’da bugüne kadar iki varyant oluşmasının sebebi HIV virüsü. Uzmanlar, bağışıklık sistemi zayıf hastaların vücutlarının yeni varyantları ortaya çıkardığında hemfikir gibi. Ancak Pullukçu bunu reddediyor, “HIV de sürekli varyant kombinasyon oluyor. Saçma sapan şeylere kulak asılmasın.” diyor. Pullukçu’ya göre; pandemi sebebiyle hastaneye başvurmayan AIDS hastaları bir süre sonra hastanelere gelmeye başlayacak.

Azalması değil artması bekleniyor

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, son iki yıldaki HIV-ADIS rakamları ile ilgili, “Bu hastalık azalıyor falan değil, hatta artması beklenen bir durum. Ama her şeye rağmen tanı konulan hasta sayılarında bir azalma var, bu da hastaların başvurmaması ile değerlendirilebilir” diyor.

Eraksoy, damgalanma veya ayrımcılık nedeniyle insanların hastanelere başvurmamasında tanının erken konulamaması ve gecikmesinde sorun olabildiğini aktardı. Eraksoy, “İnsanlar kendilerinde böyle bir hastalık olduğunu yakıştıramayabiliyor. Tanı da bu anlamda gecikmeler olabiliyor. Kampanyalar yapıldı, insanlar test yapmaya özendiriliyor. Ama bu sayıların azalmasını açıklamaz. Çünkü daha önce de insanların damgalanma kaygıları vardı. Sayının düşmesi bu kaygının yükselmesinden kaynaklanamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Tıpkı Pullukçu gibi Eraksoy da pandeminin bitmesiyle HIV taşıyıcılarının sayısının artacağını düşünüyor. Eraksoy, “Böyle bir beklenti makul. Sonunda o riski hastalar tanılarının konulması için duyarlı olsunlar ve başvursunlar. Sonuçta bugünün başvurmaması, hastalığı başkasına farklı yollarla bulaştırabilme tehlikesi var” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.