TURYİD Başkanı: Sigorta primlerini devlet karşılasın

Uzun süren kapanışın ardından yeniden müşterilerine kapılarını açan işletmeler, yeni normalle birlikte yüzde 50 kapasite ve sabah 07.00 ve 19.00 arasında müşterilerini kabul edebiliyor. TURYİD Başkanı Kaya Demirer, yeniden açılmayla beraber sektörde yaşanan sıkıntıları anlattı.

“BU SÜRECİN GEÇİŞ DÖNEMİ OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

“Türkiye’nin tüm yeme içme harcamasının bir hesabına baksak, ne kadarı gün batımından önce ne kadarı gün batımından sonra diye ayırsak yaklaşık üçte ikisi gün batımından sonra, üçte biri sabah ve öğle yemeği” diyen Demirer, sözlerini şöyle sürdürdü:

Dolayısıyla bunun üçte ikisi şu anda kapalı. Açık olanlarda yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor. Bir miktar öğle ve akşam yemeği arasında sakin geçen saatlerde şimdi bir miktar ilave iş bekliyoruz. Ama bunun toplam ekonominin yüzde 20’sini geçmesini çok ön görmüyoruz.

Bu sürecin bir geçiş dönemi olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulu ile birlikte hükümet bir çözüm arıyor. ‘Nasıl yaparız da ekonomiyi bir miktar geri döndürürüz, çorbaları kaynar bu arkadaşların’ diyorlar. Benim öngörüm mayısın 15’ine kadar belki bir miktar daha esneterek ama yasakların hala devam edeceği bir süreç yaşayacağız.

Havalar ısınıyor, bu virüs havalar ısınınca daha zayıflıyor, açık havaya çıkıyoruz, hayat daha kolaylaşıyor. Bir de tabi ki aşı programı bir taraftan devam edecek. Dolayısıyla Mayıs 15’e kadar süreci düşünürsek bir yılı aşan neredeyse 14-15 aylık bir süreci konuşuyoruz, çok zor.

“KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ 31 MAYIS’A KADAR UZATILSIN”

Ticaret Odası kayıtlarına göre yüzde 30’lara varan faaliyetine son veren işletmeler olduğunu belirten Demirer, “Bu süreç uzadıkça bu sayı artacak maalesef. Hükümetin bunu daha az sayıda tutmak için bir miktar destek programı ve paketi oluşturması önemli.

Burada da ilk yapılması gereken turizmin oyuncularının tamamı konaklama yerleri, seyahat acentaları, yeme-içme sektörü, liman işletmecileri vs. tamamı önce mücbir sebepten dolayı sektörden ayrıştırılmalı. Ayrıştırılmalı ki onlara verilen desteğin tüm sanayilere, tüm sektörlere verilmek gibi bir faturası çıkmasın.

Ek bir külfet olmasın. Bunu da sağlayabildiğiniz zaman daha makul bir maliyet çıkacak hükümetimize diye düşünüyoruz. Burada ilk yapılması gereken 31 Mart’ta sona erecek olan kısa çalışma ödeneğinin bu anlattığım sebeplerle 31 Mayıs’a kadar uzaması.

Konaklama sektörü ve turizm sektörünü düşünürseniz bize turist gönderecek ülkeler Mayıs ve Haziran aylarını işaret ediyor. Demek ki başlangıcı zayıf geçecek ama yaz sonu uzayacak bir turizm sezonu bekliyor Türkiye. Hem İstanbul’daki oteller hem güneydekiler için.

O zaman 31 Mayıs’a kadar kısa çalışma ödeneğini sürdürmeniz gerekir ki düşük vitesle başlayan bir turizm, mayısa kadar vitesini yükseltemeyecek bir yeme-içme sektörü çalışanından bir miktar devlet desteğiyle devam etmeli ki aksi takdirde hacmi bu kadar düşük kalacaksa çalışanın işine son vermek zorunda kalacak.

Bu hiçbirimizin istemediği bir durum. Cumhurbaşkanımız özellikle ‘istikrar ve istihdam çok önemli’ diyor. Bu gerekçeyle ben ümitliyim kısa çalışma ödeneğinin 31 Mayıs’a kadar uzayacağına. Sonrası için de bir önerimiz var. Eğer 31 Mayıs’a kadar uzarsa Haziran ile birlikte biz 12 ay süreyle pandemi öncesi kaç kişi çalıştırıyorsak eleman sayımızı koruma taahhüdüne gidelim.

Maaşlarını biz ödeyelim, sigorta primlerini devlet karşılasın. Aksi takdirde bir işçinin işine son verdiğiniz de ve onun işsiz kalması durumunda işsizlik fonunda devlet o arkadaşlara 10 ay süreyle brüt maaşlarının yüzde 60’ını ödüyor. O maliyeti geçmeyen bir maliyeti bizden tahsil etme diyoruz. Yani devlet cebinden para harcamak yerine bir tahsilatından vazgeçecek. Ama istihdamı koruyacak.” diye konuştu.

İlginizi ÇekebilirGamze Cizreli: Kısa çalışma ödeneği uzamazsa 700 bin genç işsiz kalırGamze Cizreli: Kısa çalışma ödeneği uzamazsa 700 bin genç işsiz kalır

“BİR SENE ÖNCEKİ FİYATLARLA BUGÜN HİZMET HAKSIZLIK”

Yeniden kısıtlamalarla açılmanın işletmelerin yapacağı zamları değerlendiren Demirer, “Kapasite düşük onun için fiyatımı iki kat artırayım gibi bir şey yapamaz işletme.

Çünkü buradaki en önemli frenleme mekanizması gelen müşterinin ödediğine karşılık aldığı deneyim sonucu hizmet ve mal. Karşılığı ödediğiyle mukayese. Siz burada, ‘Benim kapasitem düşük, onun için size yüzde yüz zamlı fiyat uygulayacağım’ derseniz cezayı keser, bir daha gelmez.

Gıda enflasyonunda marketlere bu şekilde yüklenilmişti. Bu sektör neredeyse bir senedir kapalı. Yüzde 30-35 arası bir devalüasyon söz konusu. Yüzde 30-35 dövizin arttığı bir yerde, yüzde 15 ve 20 arası enflasyonu konuştuğumuz bir yerde bir sene önceki fiyatla bugün hizmet istemek bu kadar uzun bir dönemi kapalı geçirmiş bir sektör için büyük haksızlık olur. ” ifadelerini kullandı.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İstanbul escort sefaköy escort ataşehir escort bahçelievler escort gaziantep escort
güncel eğitim sitesi güncel magazin sitesi haber sitesi aktif haber sitesi güncel yaşam sitesi