22 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan Birleşmiş Milletler (BM) raporları, dünya genelinde yaşlı nüfusun artışıyla ilgili önemli öngörüler sunuyor. Bu gelişmeler, özellikle yaşlı bireyler için hazırlanan politikaların ve destek sistemlerinin gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Asya ve Avrupa ülkeleri, yaşlanan nüfusları ile başa çıkmaya çalışırken, Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı Avrupa Birliği ülkelerine göre daha avantajlı bir konumda. Peki, gelecekte bizleri neler bekliyor?
BM, 1990 yılında 1 Ekim tarihini “Dünya Yaşlılar Günü” olarak ilan etti. Bu özel gün dolayısıyla AA muhabiri, dünyadaki yaşlanan nüfusa dair önemli verileri derledi. BM’nin tahminlerine göre, küresel nüfusun 2030 yılında yaklaşık 8,5 milyar, 2050 yılında 9,7 milyar ve 2100 yılında 10,4 milyar olacağı öngörülmektedir. 2030 yılı itibarıyla, dünya genelinde 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sayısının, genç nüfusu geçeceği ve 5 yaş altı çocuk nüfusunu iki katına çıkaracağı tahmin edilmektedir. “Genç nüfus” terimi, BM tarafından 15-24 yaş arasındakileri tanımlamak için kullanılmaktadır.
Dünya genelinde 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sayısının 2050 yılında 1,6 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Bu durum, yaşlıların dünya nüfusunun yüzde 16’sından fazlasını oluşturması anlamına geliyor. 1950 yılında dünyadaki her 20 kişiden biri 65 yaş ve üzerindeyken, bu oran 2021’de her 10 kişide 1’e çıkmış durumda. 2050 yılı itibarıyla 65 yaş üstü nüfusun her 6 kişiden birini oluşturması bekleniyor.
Asya ve Avrupa, en yaşlı nüfus oranlarına sahip bölgeler arasında yer alıyor. BM’nin 2023 Dünya Sosyal Raporu’na göre, Japonya’nın nüfusunun yüzde 30’u 65 yaş ve üzerindedir. İtalya ise yüzde 23 ile ikinci sırada yer alıyor. Finlandiya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelerdeki yaşlı oranları ise yüzde 22 civarındadır. Ayrıca, Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi ve Güney Kore’de yaşlı nüfusun yüzde 40’a ulaşarak Japonya’yı geçeceği düşünülmektedir. Güney Avrupa ülkeleri, Yunanistan, İtalya, Malta, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerde 65 yaş üstü nüfusun yüzde 21’e ulaşması nedeniyle “dünyanın en yaşlı bölgesi” olarak tanımlanmaktadır.
Gelişen ülkelerde yaşlı nüfusun artışı, gelişmiş ülkelere kıyasla daha hızlı gerçekleşiyor. 2050 yılına kadar dünya genelindeki yaşlı nüfusun büyük çoğunluğunun gelişmekte olan ülkelerde bulunması bekleniyor. Gelişmiş ülkeler, uzun yıllardır yaşlı bireylerin toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için politikalar geliştirmişken, birçok gelişmekte olan ülke, hızla yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıya henüz sahip değil. Bu nedenle, bu ülkelere yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için acil adımlar atmaları gerekmektedir.
Her yıl 1 Ekim “Dünya Yaşlılar Günü” kapsamında farklı temalarla etkinlikler düzenleniyor. 2024 yılı için belirlenen tema, “Onurlu Yaşlanma: Dünya Genelinde Yaşlı Bireyler için Bakım ve Destek Sistemlerinin Güçlendirilmesinin Önemi” olarak açıklandı. Yaşlanan nüfusa sahip toplumların, bu duruma uyum sağlamaları ve yaşlı bireylerin ihtiyaç duyduğu sosyal ve fiziksel çevreyi oluşturmaları önem kazanmaktadır. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte, özellikle bunama gibi rahatsızlıkları olan yaşlılar için sağlık, bakım ve sosyal hizmet talepleri önemli ölçüde artmaktadır. Bu bağlamda, bakım altındaki yaşlıların haklarının korunması, onurlarına, inançlarına, ihtiyaçlarına ve mahremiyetlerine saygı gösterilmesi hedeflenmektedir.
